Ülkemizin Fikri Mülkiyet Hakları yaşamında gelişerek çeyrek asrı geride bırakmak onuru ve gururu, övgüye değerdir kuşkusuz.
Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) 26 yaşında. Çeyrek asır boyunca yorumcu haklarında öncü ve güçlü kimliğini koruyarak bugün 3000’i aşan üyesine hizmet veren MÜYORBİR, 25. yılında kamuoyuna işlevini daha iyi tanıtabilmek amacıyla bir dizi etkinlikler düzenledi.
“YORUMCU MÜZİK HAYATININ LOKOMOTİFİDİR” sloganıyla yola çıkıldı.
İlk adım olarak İstanbul Boğazı’nın güzel bir köşesinde yazılı ve görsel medyamızın seçkin mensuplarıyla bir kahvaltıda buluşuldu. Bu buluşmada yıl boyunca yapılacak etkinlikler anlatıldı ve sorulara cevaplar verildi.
Etkin iki panel ve konferans gibi üyeleri aydınlatma projelerinin ardından İstanbul Festivali kapsamında, Yenikapı Etkinlik Alanı’nda muhteşem bir müzik şöleni düzenlendi. “RÜYA GİBİ BİR GECE” adıyla organize edilen 25. yıl kutlamasında: Cem Adrian, Aylin Aslım, Kubat, Gökhan Türkmen, Hande Yener ve Nükhet Duru performanslarının karşılığında hiçbir bedel almadılar ve bu geceden elde edilen gelir, meslek birliğimizin mağdur sanatçılarına yardım amacıyla bir fona aktarıldı. 25. kuruluş yıldönümü kutlamalarında 20 bin kişiye seslenen muhteşem konserimizle birlikte, üyelerimize dağıtılan kitabımız ; “Zaman Yolculuğunda Türkülerimiz ve Deyişlerimiz – Günümüzde Türk Makam Müziği” müzik kültürümüze sunulan önemli bir hizmet kalemiydi. Bu kitabın içeriğinde düzenlenen iki panelde yer alan müzik otoritelerinin önemli görüşleri yer alıyordu. MÜZİK HAYATIMIZIN ÖNCÜ VE GÜÇLÜ KURULUŞU MÜYORBİR 25 YAŞINDAYDI.
KURULUŞ GÜNLERİNE DÖNÜYORUZ…
90’lı yıllar müzik hayatımızın çok hareketli ve coşkulu dönemiydi. Unkapanı Plakçılar Çarşısı’nda kıyametler koparken günde ortalama 5 yeni albüm çıkıyor, alınan aylık bandrol 250 milyon sayılarını buluyordu. Özellikle popüler müzik alanında birçok yeni isim parladı. Bu isimlerden az sayıdaki bir kesim ayakta kalmayı başarsa da önemli bir çoğunluğu popülerliğini kaybedip silindiler.
Tarihler 2000’e yaklaşırken İMÇ’de o coşku kaybolmuştu ve hatta sessizliğe bürünmüştü ortalık. Hal böyle olunca eski bereketi kalmamış müzik sektörünün paydaşları ekonomik darlığa düşmüştü.
Bu zorlukları yaşarken müziği kullanan ve tüketen kesimlerin büyük bir çoğunluğu lisanssız, yani telif haklarını ödemeden ticari anlamda müzik üreticisinin haklarını gasp ediyordu. 90’lı yıllarda üretilen şarkılar o koca repertuvar radyoların, TV lerin, otellerin cafe ve restoranların müzikal sermayesi olmuştu.
Kuruluş aşamasında MÜYORBİR in logo çalışması yapılmadan acilen basılan 53 maddelik ilk tüzüğünün kapağı.
İşte o günlerde bu satırların yazarı bendeniz Ali Rıza TÜRKER, yorumcu haklarının bir meslek birliği çatısı altında korunması konusunda araştırmalara başladım. Besteci, söz yazarı ve aranjör gibi müzik üreticisinin örgütlenme bilinci varsa (MESAM) ve telif hakları takip ediliyorsa “yorumcu sanatçı” olarak adlandırılan müzisyenlerin de haklarını takibe almak kutsal bir önem taşıyordu. Birlik ya da birleşmenin adı belliydi aslında: MÜYORBİR, yani “Müzik Yorumcuları Meslek Birliği”. Bu birlik yasalar önünde icracı sanatçıların komşu haklarının tanımına uygun olarak örgütlenme girişimiydi. Birlik çatısını kurarken öncelikle atılacak ilk adım Meslek Birliği Tüzüğünün hazırlanmasıydı. Bunun için gerekli hukuki desteği aldık ve alt ara şıkları hariç 53 maddelik Meslek Birliği Tüzüğü hazırlanmıştı. Çalışmalar sürerken en önemli eksiklik Kurucu Üye sıfatıyla 51 imza zorunluluğu idi.
Bu imzalar Birlik Tüzüğüne eklenmeden TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kuruluş başvurusu yapamazdık. İşte bu aşamada bazı zorluklar yaşadık. Kıdemliler başta olmak üzere yorumcuların çoğunluğu örgütlenme bilincine sahip olmadıkları için işin ciddiyetine inanmadılar. Girişimin ciddiyetini ve yasal hakları sabırla anlatmaya çabalarken öte yandan da bazı Unkapanı yapımcıları şarkıcıları caydırmak için hoş olmayan kulis taarruzuna geçmişlerdi. Bu yetmiyormuş gibi Telif Hakları Genel Müdürlüğü’ne yakışıksız bir şekilde baskı kurdular. Yorumcu sanatçıların örgütlenmesini istemiyorlardı. Sonuçta yaşanan bütün bu çirkinlikleri aşmayı başardık ve 23 Aralık 1999 tarihinde İstanbul Elmadağ’da, Kervansaray Gazinosu’nda görkemli bir buluşmayla 52 kurucu üyemiz hazırlanan MÜYORBİR Tüzüğünü imzaladılar. 1999 yılının Nisan ayında başlayan altyapı ve tüzük çalışmalarımız engellere rağmen başarıya ulaşmıştı. Tüzüğümüz Kültür Bakanlığımızca onaylanmıştı.
MÜYORBİR’İN YASAL DAYANAĞI …
5846 no lu Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, eser sahibi ve eser sahibine komşu hak sahibi ayrımı yapmaktadır. İcracı (yorumcu) sanatçıları, yani bir eseri sesi veya enstrümanı ile yorumlayarak icra eden sanatçıları “Komşu Hak Sahibi” olarak tanımlamaktadır.
1 Nisan 1999 yılında Bakanlar Kurulu’nun Fikir ve Sanat Eserleri Sahipleri ile Komşu Hak Sahipleri Meslek Birlikleri ve Federasyonları hakkında Tüzük, icracı sanatçıların Meslek Birliği kurmasını öngörmüş daha sonra 20.05.1999 tarihinde yayınlanan tip statü ile Meslek Birliğimizin şekli tamamlanmıştır. Ülkemizde 1955 yılında kabul edilen Fikir Eserleri Kanunu 42. Madde komşu hak sahiplerinin yani icracı sanatçılarının haklarının, kuracakları Meslek Birliği kanalı ile tahsil ve takip edeceğini hükme bağlamıştı. (Amerika ve Avrupa gibi çağdaş dünyada donanımlı telif yasaları 50 yıl önce uygulanmaya başlamıştır)
MÜYORBİR’İN KURULUŞUNA KATKI SAĞLAYANLAR…
Tam çeyrek asır önceye dönüyoruz.
1999 ve 2000 yıllarını kapsayan MÜYORBİR’ın kuruluş çalışmaları anılarımızda renkli ve kutsal değerler taşımaktadır. Önemli saydığımız vefa duyguları içinde önce o dönemin Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürü Abdurrahman Çelik ve Yardımcısı Günay Görmez Hanımefendi!ye, ülke yorumcularının örgütlenmesi girişiminde yasal koşulların gerçekleşmesi çabalarına içtenlikle teşekkür ederiz. İyi niyetli emeklerini unutmamız mümkün değildir.
Yolun başında zorluklarla karşılaşabileceğimizi görebiliyorduk, ancak başarmalıydık, YORUMCUNUN HAKKI KUTSALDIR diyerek olumsuz düşünceleri aşmaya kararlıydık. İşte bu ideal doğrultusunda Değerli Arkadaşlarım Baha Boduroğlu ve Selçuk Alagöz büyük destek verdiler. Bu iki dostumuz da POPSAV da deneyimli olduklarından işin koordinasyonunda ve kurucu üyelerimizin Kervansaray toplantısında önemli işler başarmışlardı.
Baha Boduroğlu ve Selçuk Alagöz’ü saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz MÜYORBİR in kuruluşundaki emekleri hiç unutulmayacaktır. Son teşekkürümüz de iki hukukçu dostumuza. Halen MÜYORBİR Hukuk Danışmanlığını sürdüren Av. Aydın Kurban’a yasal süreçteki çabaları için, Av. Ali Yüksel e de Meslek Birliği Tüzüğü’nü yazmaktaki katkıları için teşekkür ederiz.
Kuruluş hikayemizin ilginç bir yanı da çalışmalarımızın gerçekleştiği mekandır. MÜYORBİR, Türker Reklamcılık ve Organizasyon Şirketi’nin mütevazı ofisinde hayat buldu ve yaklaşık üç yıl boyunca toplantılarını burada yaptı. Ve bir reklam ajansında kurulan ilk müzik meslek birliği olarak da tarihe geçti.
SABIRLI AMA İNANÇLI BİR YOLA ÇIKILMIŞTI…
Yasalar önünde kuruluş işlemlerini tamamlamıştı MÜYORBİR. Artık üyeleri adına lisanslama yapabilmek için önünde hiçbir engel kalmamıştı. Birliği ilk genel kurula götürecek bir geçici Yönetim Kurulu oluştu ve başkanlığa rahmetli Ferdi Tayfur seçildi. Girişim olumlu yankılar bulup kuruluşu gerçekleşince: Hakan Peker, Mustafa Sandal, Kenan Doğulu gibi popüler isimler geçici Yönetim Kurulu’na destek verdiler ve üye sayımızın artmasında teşvikçi oldular.
Lisanslama çalışmalarının hız kazanması gerektiği için fazla zaman kaybetmeden ilk genel kurul yapıldı ve MÜYORBİR’i yönetecek kadro belirlendi. İlk Yönetim Kurulu’nda yer alan değerli sanatçılarımızı anımsayalım; Selçuk Alagöz (Başkan), Ali Kocatepe (Başkan Yardımcısı), Turhan Yükseler (Muhasip Üye), Orhan Gencebay (üye), Sibel Turnagöl (Üye), Sinan Erkoç (üye), Baha Boduroğlu (Üye) ve Ali Rıza Türker (Genel Sekreter)
Engelleri aşarak müzikteki diğer meslek birlikleriyle bir masa etrafında toplanmaya başlamıştık. Yasal zeminde hukuki güvenceyle lisanslama görüşmeleri hem kurumsal olarak sürüyor hem de müzikteki meslek birlikleri dayanışmasıyla gerçekleşiyordu.
Eser sahibi, fonogram yapımcısı ve icracı sanatçıların temsili alandaki (TV ve radyolar) ile (otel, kafe, bar vs.) umumi mahaller lisanslama çalışmaları: MESAM, MSG, MÜ-YAP ve MÜYORBİR dayanışmasıyla üstün çabalarla sonuçlarını vermeye başlamıştı. Müziği tüketen bu alanlarda açılan ceza ve hukuk davaları binlerle ifade edilecek kadar fazlaydı. Bu mücadele sonunda Kanal D, Show TV, ATV ve Star gibi televizyon kanalları ile TÜROB (Türkiye Otelciler Birliği) müzik meslek birlikleriyle anlaşmaK zorunda kalmışlardı.
MÜYORBİR’in hak mücadelesinde ilk lisansladığı kuruluşlar, TGRT, Kanal 7, NTV, CNBC, TV 8 ve başta Hilton olmak üzere Çırağan, Swıssotel, Polat Otel olmuştu. Bu kuruluşlar sözleşmelerine sadakat göstererek lisanslama ödemelerini daha sonraki yıllarda sürdürdüler.
2003 yılı sonunda MÜYORBİR’in üye sayısı 200 e yaklaşmıştı. Ayrıca Üniversal, BMG ve EMI gibi uluslararası firmalar yararlanan üye sıfatıyla Meslek Birliğimizin üyeleri olmuşlardı. Lisanslama gelirleri 2004 yılı sonu itibariyle hak sahibi üyelerine dağıtıldı.
Müzikteki diğer meslek birlikleri gibi rutin olarak müziği tüketen kullanıcı kesime yönelik tarifeler her yılın Eylül ayında kamuoyuna açıklanıyordu. MÜYORBİR artık üyelerinden aldığı güçle sanatçı emeğinin karşılığını yasal düzende korumaya başlamıştı..
ÜÇÜNCÜ KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE OLUŞAN VEFA TABLOSU…
Sanatçılarımız tek çatı altında toplanınca dostluklar tazeleniyor, hasretler gideriliyor ve müziğe yıllarını veren ustalar kucaklanıyordu. Onları yaşarken alkışlamak ve hayatımıza kattıkları güzellikler için ödüllendirmek gerekiyordu. Çünkü yakın tarihe kadar 68 kuşağınIn temsilcileri olan; Barış Manço, Fikret Kızılok ve Cem Karaca gibi değerlerimizi kaybetmiştik. Bu kayıplar ömürlerini müziğe adayan ünlü sanatçılarımıza yaşarken “VEFA” duygularıyla ödüllendirmek fikrini geliştirdi. MÜYORBİR’in 3’üncü kuruluş yıldönümü olan 8 Ocak 2003 tarihinde müzikte tam 40 yılını geride bırakan; Erol Büyükburç, Erkin Koray, Salim Dündar ve Çetin İnöntepe’ye ödülleri verildi. Bu önemli organizasyon Maslak’ta ki Prıncess Otel’de organize edilmiş ve Kültür Bakanlığı temsilcileri de organizasyona destek vermişlerdi.
ORTAK LİSANSLAMA ÇALIŞMALARININ ÖNEMİ…
2006 yılının ilk aylarında başlatılan ikili görüşmeler sonuca varmış, MÜ-YAP ve MÜYORBİR, ortak lisanslama amacıyla bir protokol imzalamşlardı. Bu iki meslek birliği artık müzik kullanıcısının karşısına tek vücut olarak çıkacaktı. Dönemin MÜ-YAP Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Forta ile MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kocatepe’nin imzaladığı “ortak lisanslama” protokolünde şu ana maddeler yer alıyordu:
- Paylaşım oranlarında uzlaşılarak tek tarife düzenlenecek.
- İstanbul’da bir merkez ofis açılarak yeni bir hukukçu kadrosuyla yeni bir organizasyon yapılacak ve bu ofis müzik kullanıcısı ile yeni kadroların eğitiminden de sorumlu olacak.
- Lisanslamalar eş zamanlı olacak, iki sözleşme aynı zamanda imzalanacak.
- Türkiye bölgelere ayrılarak yerel hukukçulardan yararlanma yoluna gidilecek.
Bağlantılı Hak Temsilcilerinin yeni oluşumuyla ilk hedef “Umumi Mahallerin” lisanslama çalışmalarıydı. Hukuk birimi bu uğraşta çalışmalarını sürdürürken önemli bir atak temsili alanda gelişti. Uzun süren ön çalışmalar sonunda Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği (RATEM) ile bir “Çatı Sözleşmesi” imzalandı. Dönemin Kültür Bakanı Atilla Koç’un da katıldığı imza töreninde 450 kadar radyo ve televizyon yayıncısının özel bir kampanya modeliyle lisanslanması hedefleniyordu. Bu adım telif hakları kapsamında Kültür Bakanı’nın da imza koymasıyla büyük önem kazandı ve yankı buldu.
MÜZİK DÜNYASININ YENİ ORTAĞI TURKCELL
Müziği tüketen yeni pazar anlayışında “Dijital Müzik” ciddi bir lisanslama alanı olarak işaretlerini veriyordu. Bu alanda yıldızı parlayan TURKCELL, dijital müzik ortamının büyümesini hedefliyordu. Bu amaçla müzik meslek birlikleriyle eşgüdümlü bir çalışmaya yönelmişlerdi. Yapıcı görüşmeler sonunda; MESAM, MÜ-YAP, MSG ve MÜYORBİR ile bir protokol imzalandı. Anlaşmaya göre müzikteki meslek birliklerinin takibinde olan tüm haklar mobil ortamda korunacaktı. Böylelikle müzikteki teknolojik gelişmenin öncüsü olan TURKCELL, müzik dünyamızın yeni ortağı olmuştu. Fiziki satışların düştüğü ve İMÇ pazarının sıkıntı yaşadığı günlerde umutlar dijital pazara bağlanmıştı. 2007 yılı müzik hayatımızdaki yeni bir yolculuğun başlangıcı olmuştu.
MESLEK BİRLİKLERİ DÜNYA MÜZİK ZİRVESİ “MIDEM” DE BULUŞTU
Müzik hayatının evrenselliği boyutunda gerek sektörel anlamda gerekse meslek birliği uygulamalarında Fransa’nın Cannes sahilinde düzenlenen MIDEM Dünya Fuarı önemliydi. MÜYORBİR olarak 2007 yılında bu fuara ilk kez katıldık. Meslek Birlikleri yöneticileri ve bazı yapımcı firmalarla birlikte ülke müziğinin tanıtımıyla ilgili ticari ve kültürel anlamda yeni adımlar atıldı.
Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen 10 bin kadar müzik temsilcisini ağırlayan MIDEM 41. yılında şöyle bir tablo yaşattı;
* Katılan Ülke Sayısı: 93
* Fuar içinde organize olan stand sayısı: 53
* Temsil edilen yapım şirketi: 1500
* Fuara resmen katılan katılımcı sayısı: 9900
Dünya müziğinin kalbi sayılan MIDEM Fuarı’na MÜYORBİR olarak sonraki yıllarda stant kurarak katıldık ve Türkiye’nin yorumculuk alanında öncü meslek birliği olarak etkin diyaloglar kurduk.
DÖRT MESLEK BİRLİĞİNİN DAYANIŞMA ZİRVESİ
12-13 Şubat 2007 tarihlerinde İstanbul’da bir araya gelen MESAM, MSG, MÜ-YAP, ve MÜYORBİR’n yönetim kurulları ve genel sekreterleri, zirve toplantısında; “Ortak Lisanslama Birimi“ kurmaya karar verdiler. Kurulacak bu birimin çalışma plan ve programları, lisanslama çalışmalarında öncelik ve gündeme alınacak alanlar Meslek Birliklerinin ortak kararıyla belirlenecekti. Bu bağlamda Meslek Birlikleri; TOBB, TESK, TÜROFED gibi kullanıcı temsilcileriyle görüşmeleri ortak bir karara bağlayacaklardı. Ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı ilişkilerinde de dayanışma amaçlı bir yaklaşım benimsenmişti.
AVRUPA BİRLİĞİ’NE UYUM SAĞLAMAKTA ATILAN İLK ADIM
Telif hayatı ve müzikteki meslek birliklerinin çağdaş normlarda hizmet görmesi için Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak gerekiyordu.
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü 2007 yılının Eylül ayında önemli bir toplantı düzenledi. Dönemin Telif Hakları Genel Müdürü Selahattin Ertaş’ın başkanlık ettiği toplantıda; korsanla mücadele çerçevesinde Fikri Mülkiyet Hakları alanında Türkiye’nin tam uyumunun desteklenmesi hedefleniyordu. Yabancı uzmanların da katıldığı toplantıda “Twinning Projesi” yani eşleştirme projesi kapsamında, son iki yılda AB direktifleriyle yapılan değişikliklere bağlı olarak AB müktesebatına uyum çalışmalarına 2009 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmesi ön görülüyordu. Neydi o başlıklar:
1. Özel Kopyalama Harcı:
5846 no’lu Kanunu’un 44. Maddesi gereğince, fikri mülkiyet sisteminin güçlendirilmesi amacıyla her türlü boş video kaseti, ses kaseti, bilgisayar disketi CD ve DVD gibi taşıyıcı materyal ile fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmasına yarayan her türlü teknik cihazların bedeli üzerinden yapılan kesintilerden oluşan ve özel hesapta toplanan meblağların bir kısmının meslek birliklerine aktarılması.
2. Bandrollerin Meslek Birliklerince Satılması:
5846 sayılı kanunun 81. Maddesi gereğince bandrollerin meslek birliklerince de satılabileceği hükmü yer almaktadır.
3. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Arabuluculuğu:
Müzik alanındaki 4 büyük meslek birliği otellerde kullanılan müzik için 5 yıldızlı otel odası başına 56 YTL, otelciler (TÜROFED) ise 40 YTL talep önermişlerdir. Taraflar bakanlığı arabuluculuğunu talep etmektedirler. Genel Müdür, bu sorunu kısa sürede çözüme ulaştırmak kararındadır.
Yukarıdaki üç sorun meslek birliklerinin yaralarını saracak adımlar olarak gözükmektedir.
LONDRA FİKRİ MÜLKİYET HAKKI TOPLANTILARI…
Korsanlıkla mücadele çerçevesinde Fikri Mülkiyet Hakları alanında Türkiye’nin AB’ye tam uyumunun desteklenmesi projesi kapsamında 19-23 Kasım 2007 tarihleri arasında Londra’da: COPYRIGHT LICENSING AGENCY (Telif Hakkı Lisanslama Ajansı), CUSTOMS (HM Gümrük İdaresi), IFPI (Uluslararası Fonogram Sanayi Federasyonu Londra Bürosu), PUBLIC LENDING OFFICE (Kamuya Ödünç Verme Ofisi) ve INTELLECTUAL PROPERTY OFFICE’te (İngiltere Fikri Mülkiyet Bürosu) bir dizi toplantılar ve görüşmeler yapıldı.
Fikri Mülkiyet Hakkı takibinin tarihimizden 200 yıl önceye dayanan İngiltere’de MÜYORBİR adına toplantılara Hukuk Danışmanınız Aydın Kurban katılmıştı.
TURİZMCİLERLE UZLAŞI SAĞLANDI…
Sekiz yıl süren görüşmelerin sonunda dönemin Turizm Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY devreye girdi, tarife görüşmelerinde uzlaşı sağlandı. Türkiye’de yaygın TÜROFED üyesi oteller ile dört müzik meslek birliği arasında lisans sözleşmeleri imzalanmaya başlandı. Uygulanan indirimli tarife 150 bin oda sayısı esasına göre belirlendi.
ORTAK LİSANSLAMA BİRİMİ KURULDU …
2008 yılının ilk aylarında müzik haklarının lisanslanması alanında tarihi bir adım atıldı. Müzikteki dört meslek birliği; MESAM, MSG, MÜ-YAP ve MÜYORBİR oluşturduğu “İcra Kurulu” aracılığıyla karma elemanlardan oluşan “Ortak Lisanslama Birimi”nin temelini attı.
MESAM’da organize edilen OLB çalışmalarında hukuk işlevinin, yapılacak delil tespitlerinin, açılacak davaların ve savcılık şikayet başvurularının bir arada yapılmasının önü açıldı. Aslında bu girişim bir zorunluluktan doğmuştu. Dünyadaki hak takibi çalışmalarına bakıldığında artık ayrı çalışmaların yapılmadığı görülüyordu. Daha az iş gücü ve eleman sayısıyla, daha kısa zamanda olumlu sonuçlar alınıyordu.
TARİHİ BİR ADIM 55 TV KANALIYLA SÖZLEŞME İMZALANDI…
Müzik alanındaki dört meslek birliği; MESAM, MSG, MÜ-YAP VE MÜYORBİR, Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) ile yaptığı anlaşmanın ardından. Televizyon Yayıncılar Birliği (TVYD) ile masaya oturdu. 55 TV kanalıyla sözleşme imzalayan meslek birliklerimizin gelirleri geçtiğimiz yıla göre yüzde 50 artmıştı. Yıl sonuna kadar 20 Milyon YTL tahsilat hedefleniyordu. Bu tarihi adımın hemen ardından ikinci bir atılım gerçekleşti. 10 yıldır süregelen hukuk mücadelesi son buldu ve RATEM (Radyo Televizyon Yayıncıları Meslek Birliği) üyesi 704 yayıncı kuruluş ile müzikteki dört meslek birliğimiz “Genel Lisanslama”ya ortak oldular.
ORTAK LİSANSLAMA ÇALIŞMALARININ FAYDALARI
2008 yılının Kasım ayında müzikteki meslek birlikleri bir değerlendirme toplantısı yaptılar. Bu toplantıda, iki yıl boyunca sürdürülen lisanslama çalışmaları değerlendirildi. Başta dijital alan olmak üzere, TÜROFED, yerel yayın kuruluşları, ulusal yayın kuruluşları ve umumi mahallerde yapılan lisanslama çalışmaları sonunda önemli artışlar görüldü:
2006 yılına oranla lisanslamalardaki artış oranı: %324
2006 yılına oranla sözleşme gelirlerindeki artış ise %36’ydı.
Bu verimli tablonun sonucunda MÜYORBİR yönetimi bazı olumsuzluklar gözükse de OLB’nin yaşaması konusunda yapıcı görüşlerini bildirdi.
SCAPR’LA İLK BULUŞMA …
MÜYORBİR Genel Sekreteri olarak 2009 yılının Mayıs ayında yardımcımız Mehmet Gülez’le birlikte İspanya’nın başkenti Madrid’e gittik. Mesleki bir heyecan içinde SCAPR (Uluslararası Yorumcular Birliği) 34. Genel Kurulu’na gözlemci olarak katıldık. 31 ülkeden 28 asil, 13 gözlemci meslek birliği temsilcilerinin katıldığı toplantı, dünyadaki yorum haklarının yönetimi bakımından bize yararlı izlenimler sağladı. MÜYORBİR gözlemciliği sonrasında ikililik anlaşması eksiğini gidererek önümüzdeki yıllarda SCAPR tam üyeliğini gerçekleştirecekti.
İKİLİLİK ANLAŞMASI İÇİN ATİNA DAYIZ…
SCAPR Genel Kurulu sonrasında İkililik anlaşmasını gerçekleştirmek için Atina’ya gittik. Uluslararası düzeyde önemli bir adım atılıyordu. Yunanistan’ın komşu hakları alanındaki iki meslek birliği ERATO ve APOLLON ile bir masa etrafında toplanarak “A TİPİ” Meslek Birliği İkililik Anlaşma Taslağı üzerinde hukuki incelemeler yapıldı. Böylelikle ileriye dönük bir dayanışmanın temeli atılmış oldu.
TESCİLLİ MARKALALARLA YAPILAN ANLAŞMA …
TMD (Tescilli Markalar Derneği) ve dört meslek birliğimiz MESAM, MSG, MÜ-YAP ve MÜYORBİR, aralarında gerçekleştirilen anlaşmayla izinsiz ve yasa dışı müzik kullanımına yönelik ortak bir çalışma başlatıldı. Böylece, yaklaşık 150 markanın yer aldığı 3 bin civarındaki mağazada artık yasal müzik dinlenecekti.
10’UNCU YILDA YARATILAN BİR “VEFA” TABLOSU…
Yıl 2010. MÜYORBİR 10. yaşına ulaşmıştı. Üye sayısı 1499 yorumcuya, kayıtlı eser sayısı ise 95 bin seviyesine çıkmıştı. Lisanslama alanında da önemli bir büyüme sağlanmış; umumi mahal, temsili alan ve dijital mecralarda yapılan sözleşme sayısı 2649’a ulaşmıştı.
MÜYORBİR 10. yılına geldiğinde artık müzik dünyasının yerleşik kurumlarından biriydi. Kuruluşta imza bulmakta zorlanılan günlerden, binlerce sanatçının emeğini temsil eden bir yapıya ulaşılmıştı.
10. yıl kutlaması yine vefa duygusuyla düzenlendi. “Müzikte 50. Yıl Onur Ödülleri” töreninde Adnan Şenses, Ayten Alpman, Alpay, Berkant, Erkin Koray, Erol Büyükburç, Gönül Yazar, İlham Gencer, Metin Ersoy, Mustafa Kandıralı, Mustafa Sağyaşar, Nesrin Sipahi, Neşet Ertaş, Salim Dündar, Önder Bali, Şevket Uğurluer, Tülay German ve Yaşar Özel onurlandırıldı.
Bugün geriye bakıldığında MÜYORBİR’in kuruluş öyküsü, yorumcu sanatçının emeğini görünür kılmak için verilen sabırlı, inançlı ve uzun soluklu bir mücadelenin hikâyesidir. MÜYORBİR, çeyrek asırdır bu mücadelenin en önemli taşıyıcılarından biri olarak müzik hayatımızdaki yerini koruyor.
Çağdaş Bir Meslek Birliği, “Yorumcunun Öncü Gücü”
MÜYORBİR’in kuruluş öyküsünü ve ilk on yılının yoğun temposunu özetlemeye çalıştım. Meslek Birliğimizin 25. yılını kutlarken, 25. Yıl Onur Ödülü’ne layık görülmek benim için emsalsiz bir mutluluktu.
Yönetim Kurulu üyelerimize ve tüm yol arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.