Müyorbir Yönetim Kurulu İle Zara’nın Röportajı

Sosyal Ağlarda Paylaş:

Müyorbir üyesi değerli sanatçı Zara, Siyaset dergisindeki “Zara İle Zamanın Ritmi” köşesinde Müyorbir Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Koç ve tüm kurul üyeleriyle bir söyleşi gerçekleştirdi.

İşte Zara’nın kaleminden röportajın tamamı:

ZARA: Merhaba Ahmet Bey, Siyaset Dergisi adına teşekkür ediyoruz. Öncelikle bize MÜYORBİR’i anlatabilir misiniz?

AHMET KOÇ:  Merhaba, hoş geldiniz. MÜYORBİR 5846 sayılı yasaya bağlı; bağlantılı hak sahibi olan bir kuruluştur. Bu haktan 6 meslek birliğine pay düşüyor. MESAM ve MSG “eser sahibi” meslek birliğidir, söz yazarı, besteciler ve aranjörleri temsil eder; MÜ-YAP, MÜYA-BİR ve MÜZİKBİR  “yapımcıları” temsil eder, MÜYORBİR de yapısı itibariyle “yorumcu” yani eseri yorumlayan kişiyi temsil eden meslek birliğidir. Bir cafe, restaurant, bar ya da mağaza ya da eğer umuma açık bir ticari bir yerse  -biz kullanıcı diye tanımlıyoruz kısaca- müzik yayını yapabilmesi için muhakkak bu dört meslek birliğiyle anlaşma imzalaması gerekir.

ZARA: Peki ülkemiz buna hazır mı? Biz fikri mülkiyet haklarını insanımıza doğru düzgün anlatabilmiş durumda mıyız?

AHMET KOÇ: Türkiye bu konuda henüz işin başında diyebiliriz. MÜYORBİR 2000 yılında kurulmuş meslek birliğidir. Kendini ancak 2006’larda anlatabilmiştir. O dönemden itibaren hak ediş toplamaya başlamıştır. Avrupa ülkelerine ya da diğer ülkelere baktığımızda bu konuda 100 yıl gerisinde olduğumuzu düşünüyorum. Ama sevindirici bir tarafı şu ki, kısa sürede bir hayli yol alındı. Yani, bir telif kültürü yerleşmiş diyebiliyoruz lisanslamalara baktığımız zaman. Ama bu her yeri lisansladığımız anlamına gelmiyor. Bir de sıkıntımız var ki, yasa var ama uygulama yok. Biz işyerlerinin bağlı olduğu odalarla görüşüyoruz. Sezonluk açılan yerler var, onlarla da birebir görüşüyoruz. Mesela bazı mağazalar zinciri var işimizi kolaylaştıran mağazalar var, alışveriş merkezleri var bizimle anlaşma yapıp da uyan. Belli bir kültür seviyesinde oldukları için bunun bir gereklilik olduğunu biliyorlar. Fiyatlarımız da çok yüksek değil, okuyucularımızın bilmesini isterim. Umumi mahallerde metrekare bazlı fiyatlandırma yapılıyor ama siz zincir bir kuruluşsanız ona göre tarife uygulanıyor.

ZARA: Peki Anadolu’nun ücra bir yerinde aldığınız ücretle İstanbul’daki bir mi?

AHMET KOÇ:  Coğrafi farklılıkları göz ardı etmiyoruz. Mesela Muş ya da Van’da lisanslama yaparken o bölgenin coğrafi özelliklerini, maddi olanaklarını göz önüne alıyoruz.

ZARA: Peki söyle bir tehlike var mı? Mesela bir AVM ile anlaştınız ve onlar da sadece yabancı müzik çalıyorlar lisanslamaya dâhil olmamak için. Bu kendi dilimizde, kendi kültürümüzde yapılan eserleri sekteye uğratır mı?

AHMET KOÇ: Yabancı müzik yayını yapıyorsanız, diğer meslek birlikleri temsil ettikleri için bu lisanslamadan kaçamazsınız. Ayrıca bizim meslek birliğimiz çok önemli bir olaya imza attı, dünyadaki tüm meslek birliklerinin bağlı bulunduğu, tavan örgütümüz olan Dünya Yorumcular Meslek Birliği (SCAPR)’ne biz geçen sene kabul edildik. Bir nevi küçük bir “Avrupa Birliği.” Sizi, orada el kaldırıp oyluyorlar. Buraya üye olduğunuz zaman - kabul edilmek çok kolay değildir, nice denetimlerden geçtik- istediğiniz ülkeyle ikililik anlaşmasına sahip oluyorsunuz. Yani ben mesela Amerika’daki meslek birlikleriyle görüşüp onların haklarını burada takip edebilirim, tahsilâtını yapabilirim. Şu an bunu Yunanistan ile yaptık. Onlar da bizimkini yapıyorlar.

ZARA: Yani lisanslamadan kaçmak yok. Peki ikinci dönem tekrar seçildiniz. Tamamı sanatçılardan oluşan bir üye profili ve onların güvenini kazanmak kolay değildir. Önemli bir başarı bu, siz neye bağlıyorsunuz…

AHMET KOÇ:  Evet biz ekip olarak ikinci kez seçildik. Bu dönem aramıza katılanlar sevgili Kubat ve sevgili Onur Akın. Sabahat Akkiraz Hanımefendi milletvekilliğinden dolayı istifa etmek zorunda kaldı. Eğer ortada bir başarı varsa, bunu ekipçe başardık diyebilirim. Ben burada başkan olarak işimi yapıyorum ama onların desteğiyle oluyor her şey.

BELKIS AKKALE: Şu gördüğünüz toplantı masasında çok büyük kararlar alınıyor ama herkesin birbirine saygısı var, ekip çok uyumlu. Vicdanımızı ve aklımızı kullanarak kararlar alıyoruz.

( Bu arada yönetim kurulu yavaş yavaş gelmeye başladı)

KUBAT: Belkıs Abla terazinin tam ortası, tam olarak adaleti sembol ediyor. Bazen bir konuda mutabık olamıyoruz, o hepimizi toparlıyor. (Hep beraber gülüyoruz.)

(Bu arada Burhan Şeşen de giriyor içeri. İlk yönetimde de olduğunu öğrenince soruyorum.)

ZARA: MÜYORBİR’in kaderinde siz varsınız. İlk yönetimden beri buradasınız. Neler değişti o günden bu güne…

BURHAN ŞEŞEN:  Tabii ki on sene önce başlayan bu yolculukta çok yol kat edildi. Her geçen gün iyiye gidiyoruz. Hayal bile edilemezken şimdi yorumcu haklarını toparlayabiliyoruz.

ZARA: Keşke sanatçılara da açık bir platformda gelip toplantılarınızı izleyebilsek, bizler için saatlerce harcadığınız mesaileri, döktüğünüz terleri görebilsek. Daha yaratıcı fikirlerle bizlere neler kattığınıza şahit olabilsek. Üyelerinizle aranız nasıl?

AHMET KOÇ: Öncelikle şunu belirtmeliyim, burada dağıtım yaparken kafamıza göre yapmıyoruz. Bir dağıtım modeli var, ona göre dağıtıyoruz. Yorum ve icralarınız ne kadar çok yayınlanıyorsa, ne kadar çok kitleselleşmişse, onlar liste halinde bize geliyor ve biz o listeye göre, birim fiyatlarına göre dağıtım yapıyoruz.  Bazı arkadaşlar bu hak edişlerde çok ciddi rakamlar alıyorlar. Bazı arkadaşlar da umduklarını bulamayabiliyorlar. Ama bizim dürüstlüğümüze inandıkları için en fazla gelip soruyorlar, anlatılınca teşekkür edip gidiyorlar. Sanatçılar duygusal ve zor insanlar. Bizim 1600 starımız var. Herkes bizim için aynı değerde.

ZARA: Üyelerinize rahatça ulaşabiliyor musunuz?

AHMET KOÇ: Maalesef hayır. Hatta bir internet ağı oluşturduk, tüm faaliyetlerden mail yoluyla sanatçılarımızı haberdar edelim diye. Ama sanatçılarımız menajerlerinin iletişim bilgilerini veriyor. Tabii haliyle 3 ay sonra ayrıldıklarında biz üyemize ulaşamamış oluyoruz. Aslında bizim onlarla direk görüşmemiz lazım. Değişen adres ya da elektronik posta, ne varsa güncellemeleri lazım, yeni yaptıkları albümleri bize bildirmeleri lazım ki biz onu dijital platforma atıp takip edebilelim. Şu an hâlihazırda çok güzel bir internet sitemiz var, gazete gibi günlük güncellemeleriyle herkesin haberleri giriliyor.

ZARA: Yalnız bunlardan çok fazla haberimiz yok. Bence burada bir vizyon eksikliğimiz var.

AHMET KOÇ: Evet kendimizi işimize o kadar çok gömmüşüz ki ancak toparlanıyoruz. Pr şirketi ile anlaşıp MÜYORBİR’i daha bilinir kılacağız.

ZARA: Bir de karşı tarafı soralım. Hem bu işin içinde olup hem de yanınızda yer almayan kullanıcılarınız var mı?

AHMET KOÇ: Çok var. Bu kullanıcılarla iki aşamalı problem yaşıyoruz. Hem lisanslama problemimiz var hem de lisansladıktan sonra tahsilat problemi. Ulusal kanallar ciddi şekilde ödüyorlar. Ama halkın, emeğin, Hakkın yanında gibi söylemler edip bize zorluk çıkaranları görünce insan üzülüyor. Üyelerimize lütfen bu yayın kuruluşlarına çıkmayın uyarısında da bulunduk.

ZARA: Yönetim Kurulu toplantılarınızın periyodu nedir?

AHMET KOÇ: İki hafta da bir buluşuyoruz ama gündemimiz çok yoğun, o nedenle ayda 3’e çıkarmayı planlıyoruz. Kolay değil Türkiye’de kendi alanında tek meslek birliği. Çok önemli kararlar alınıyor.

ZARA:  Biz ahde vefayı seven bir milletiz. Şu an hiçbir üretim yapmayan, popüler olmadığı için de radyolarda, TV’lerde çalınmayan ve dolayısıyla hak ediş kazanamayan sanatçılarımız var. Onlara nasıl sahip çıkıyor Müyorbir?

AHMET KOÇ: Bu sanatçı büyüklerimiz sokakta yürümenin zor olduğu zamanlarda çıktılar ve müzik yaptılar, sinema yaptılar, TV programları yaptılar hem de kısıtlı imkânlarla. Bugün müzik yapmak ülkemizde çok kolay biliyorsun.  O insanlara bir saygı duruşu göstermek gerekir diye düşündük, 60 yaş ve üstü sanatçılarımıza yüzde 10 bir fon ayırdık. Bu meslek birliğinin kuruluşuna önayak olmuş kişiler onlar. Sigortaları ve sponsorları yok. Ama bizim verdiğimiz hak ediş de aman aman bir şey değil, buna ihtiyacı olan da var olmayan da… Ama biz sizin arkanızdayız ve saygı duruşumuzu sunmak istiyoruz çabası bu. Bu bize verilen yetkiyle masada kabul gördü, sonra genel kurulda gündeme geldi ve bir kişi bile buna karşı çıkmadı.

ZARA: İlginize çok teşekkür ederiz. Bu meslek birliğini yakından tanıdığımız için -okuyucularım adına da bunu söyleyebilirim ki- çok şanslıyız. Ekip mükemmeli seven ve herkese saygı duyan, enerjik, eğlenceli bir ruh taşıyor. Sanatçıların haklarına sahip çıkmaları için vekalet verdiği bu güzel insanlardan toplantılarına geçmek üzere ayrılıyoruz.

Copyright © 2017 Tüm Hakları Müyorbir'e aittir.