İCRACI SANATÇI HAKLARI

Sosyal Ağlarda Paylaş:

Müzik eserleri, enstrüman ya da insan sesi ile icra edildiği zaman anlam kazanır. Tüm sanat dallarında olduğu gibi, sanat eserlerini doğuran temel motivasyon, eser sahibinin eserini olabildiğince çok insana duyurma, ulaştırma arzu ve hırsıdır. Yazarı yazmaya, besteciyi bestelemeye, ressamı çizmeye yönelten baskı ve güç, gerek eser sahibi olarak gerekse eseri için arzuladığı “ÜN”, “MANEVİ ve MADDİ” tatmindir.

Bu noktada eser sahibi, eserini yazdığı zaman eseri ile baş başa kalır ve eserini icra edecek İCRACIYA, eserinin kamuya ulaşması için gerekli yatırımı yapacak YAPIMCIYA ihtiyaç duyar. Dünyada, “Ben bu şarkıyı kendim çalıp kendim söylemek, arkadaşlarıma dinletmek için yazdım” diyen besteci yoktur.

  1. yüzyıl başlarında fonogram ve gramofonun icadı ile birlikte müzik eserleri, kayıt edilerek çoğaltılma ve sınırsız kitlelere ulaşma noktasına gelmiştir. Taş plakla başlayan, 45’lik, LP, kaset, CD, MP3, internet vb teknolojik aygıtlarla devam eden süreçte, eser sahibinin MADDİ ve MANEVİ tatmini için eserinin İCRA EDİLMESİ ve YAPIMCI tarafından mali sisteme, sektöre sokulması tartışmasız varlık-yokluk unsuru haline gelmiştir. Herhangi bir müzik eserini layığı ile icra edecek icracı sanatçı olmadıkça ve bu esere ticari yatırım yapacak yapımcı olmadıkça, o eserin maddi ve manevi olarak bir anlam ifade etmediği hususu tartışmasız bir gerçektir.

Bu noktada, Avrupa ve Amerika’da 1925’ten itibaren gerek müzik sektörü içindeki unsurlar arasında gerekse hukuk ve kanun yapıcılar arasında, artık tek başına eser ve eser sahibi haklarını düzenlemenin yeterli olmadığı, eser sahibinin eserini atıl ve yararsız durumdan alarak, maddi ve manevi olarak eser sahibi ve esere anlam kazandıran, amacına ulaştıran yorumcuların ve yapımcıların da önem ve katkıları, hakları ileri sürülmüş ve tartışılmıştır.

Bu kapsamdaki tartışmalar 1. Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı ile bir dönem rafta kalmış ancak, 1950 sonrası Avrupa ve Amerika başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde topluma sunulan müzik ve müzik sektörü bakımından eser sahibinin atıl eseri üzerindeki tek başına hak ve yetki sahipliği olgusu kırılarak BAĞLANTILI HAKLAR (KOMŞU HAKLAR) olarak isimlendirilen İCRACI SANATÇI HAKLARI ve FONOGRAM YAPIMCISININ HAKLARI fiili ve yasal düzenlemelerle tanınmış, ve geçen 50 yılda BAĞLANTILI HAKLAR (KOMŞU HAKLAR) olarak isimlendirilen İCRACI SANATÇI HAKLARI ve FONOGRAM YAPIMCISININ HAKLARI, hak ve hukuk olgusu bakımından ESER SAHİBİNİN HAKLARI İLE EŞİT YETKİ ve ÖNEMDE YERLEŞMİŞTİR.

Avrupa ve Amerika’daki Telif Hakları Kanunları ve ilgili mevzuat 1950’den sonra, İCRACI SANATÇI ve FONOGRAM YAPIMCISININ HAKLARINI DA kapsamına almış, uluslararası sözleşmeler gereği de Türk Fikri Mülkiyet Hukuku sistemine de bu haklar dahil olmuştur.

1961 yılında “İcracı Sanatçılar, Fonogram Üreticileri ve Yayın Kuruluşlarının Korunması Hakkındaki Roma Sözleşmesi” imzalanmıştır. İcracı Sanatçılar, Fonogram Üreticileri ve Yayın Kuruluşlarının Korunması Hakkındaki Roma Sözleşmesi 1964’de 6 ülkenin onay ve imzası ile yürürlüğe girmiştir. İcracı Sanatçılar, Fonogram Üreticileri ve Yayın Kuruluşlarının Korunması Hakkındaki Roma Sözleşmesi’ne 58 ülke taraf ve üyedir. Bu sözleşmenin yürütülmesi ile ilgili olarak WIPO, ILO ve UNESCO da sorumludur.1996 yılında “Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı İcracı Sanatçı ve Fonogramlar Anlaşması” imzalanmıştır.

Bu kapsamda ABD’de SONDEXCHANGE, FRANSA’da ADAMI (SPEDİDAM), ALMANYA’da GVL, AVUSTURYA’da LSG, DANİMARKA’da GRAMEX, JAPONYA’da CPRA-GEİDANKYO, İSYANYA’da AIE (AISGE), RUSYA’da ROUPİ ve YUNANİSTAN’da APOLLON olmak üzere hemen tüm ülkelerde İCRACI SANATÇI MESLEK BİRLİKLERİ kurulmuş ve bu İCRACI SANATÇI MESLEK BİRLİKLERİ faaliyetlerini sürdürmektedir. Yorumcu meslek birlikleri arasında ilişkileri kurmak amacı ile de 2001 yılında federasyon ve üst çatı biçiminde SCAPR, kurulmuştur. 

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesi 21.02.2001 tarih ve 4630 Sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile “Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.” şeklinde değiştirilmiş, düzeltilmiştir.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun “Kapsam”  başlıklı 1/A maddesi 21.02.2001 tarih ve 4630 Sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile “Bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığı’nın görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır." şeklinde değiştirilmiş, düzeltilmiştir.

5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun “Tanımlar”  başlıklı 1/B maddesinde “Bağlantılı haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının sahip oldukları hakları, Komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının sahip oldukları hakları...” olarak tanımlanmıştır.

FSEK, aynı mantık çerçevesinde meslek birlikleri, meslek birliklerinin oluşum ve faaliyetleri, eser, icra ve fonogramların umumi mahal, TV, radyo vb mecralarda kullanımları hususundaki düzenlemelerde de SADECE ESER SAHİBİ ve ESER SAHİBİ MESLEK BİRLİKLERİNE DEĞİL, AYNI HAK, YETKİ ve STATÜDE YORUM, YORUMCU, YORUMCU MESLEK BİRLİĞİ, FONOGRAM, FONOGRAM YAPIMCISI MESLEK BİRLİĞİ hak, yetki ve kavramına yer vermiştir.

“Girişi ücretli veya ücretsiz umuma açık mahaller; eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım ve/veya iletimine ilişkin 52 nci maddeye uygun sözleşme yaparak hak sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alır ve sözleşmelerde yazılı malî hak ödemelerini bu madde hükümlerine göre yaparlar.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.41)

“Eser, icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanan ve/veya ileten umuma açık mahaller; mahallin bulunduğu bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve niceliği, fikrî mülkiyete konu eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup olmadığı ve benzeri hususlar dikkate alınmak suretiyle sınıflandırılır veya sınıflandırma dışı bırakılır”. (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.41)

“Faaliyet gösterdikleri sektörlerde; eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlikleri, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere ilişkin tarifeleri tespit ederler. Meslek birlikleri ile umuma açık mahaller arasındaki sözleşmeler, bu tarife bedelleri veya taraflarca yapılabilecek müzakereler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılır.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.41)

Meslek birlikleri temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin bilgileri, Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu bildirimler her üç ayda bir güncellenir ve Bakanlıkça oluşturulan ortak bir veri tabanı üzerinden ilgili taraflara açılır. Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya bağlantılı hak sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya aynı sektörlerde faaliyet gösteren meslek birlikleri, bir araya gelerek protokole bağlamak suretiyle ortak tarifeler belirleyebilirler. Ortak tarifeler protokole taraf meslek birlikleri açısından bağlayıcıdır. (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.41)

“Mahallerde kullanılan ve/veya iletimi yapılan eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlar üzerinde hak sahibi olan gerçek veya tüzel kişiler, bunların kullanımına ve/veya iletimine ilişkin ödemelerin yapılmasını ancak yetki verdikleri meslek birlikleri aracılığı ile talep edebilirler. Sinema eserleri bakımından bu fıkranın uygulanması zorunlu değildir.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.41)

“Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahipleri (Ek: 3.3.2004-5110/12) ile bu Kanunun 52 nci maddesine uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden malî hakları kullanma yetkilerini devralarak bu Kanunun 10 uncu maddesine göre ilim-edebiyat eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanlar, üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve bu Kanun ile tanınmış hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak üzere, Kültür Bakanlığı’nca hazırlanan ve Bakanlar Kurulu’nca onaylanan tüzük ve tip statülere uygun olarak tespit edilecek alanlarda (…)  meslek birliği kurabilirler. Eser sahipleri veya icracı sanatçılar bakımından zorunlu organlarının asıl üye sayısının dört katı kadar ; yapımcılar veya radyo-televizyon kuruluşları bakımından bu organların asıl üye sayısının iki katı kadar üye olma niteliklerini taşıyan gerçek veya tüzel kişiler meslek birliği olarak faaliyet gösterebilmek için izin almak üzere Bakanlığa başvurmak zorundadırlar. Meslek birlikleri bu izni aldıktan sonra kuruldukları alanda faaliyet gösterirler.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.42)

“Eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin bu Kanunla tanınmış hakları, ülke içinde bu maddeye göre kurulan meslek birlikleri dışında; başka birlik, dernek ve benzeri kuruluşlar tarafından takip edilemez. Bu maddede geçen üyelik, kurucu üye sayısı ve üye tam sayısı gibi hususlar bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş meslek birlikleri için de aranır. Bütün meslek birlikleri bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içerisinde bu maddede getirilen esaslara uygun hale gelmek mecburiyetindedirler. Bu süre içinde bu şartı yerine getirmeyen meslek birlikleri 6 ay sonunda kendiliğinden dağılmış sayılır.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.42)

“Meslek birlikleri; Temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımlar ile üyelerine ilişkin tüm bilgileri Bakanlığa bildirmek ve ilgili kişilere açık bu bildirimi her üç ayda bir güncellemekle (….) yükümlüdürler. (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.42/A)

 Eser sahibinin haklarına komşu haklar: Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının aşağıda belirtilen komşu hakları vardır. (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.80)

“İcracı Sanatçılar aşağıda belirtilen haklara sahiptir.

(1) İcracı sanatçılar, mali haklardan bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit edilmiş icraları ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif edilmesi ve bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler.

(2) Bir eseri, sahibinin izniyle özgün bir biçimde yorumlayan icracı sanatçı, bu icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına, kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya yasaklama hususunda münhasıran hak sahibidir.

                (3) İcracı sanatçı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir.

                (4) İcracı sanatçı, tespit edilmiş icrasının veya çoğaltılmış nüshalarının telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtımına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda icrasına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla, icraların dağıtım ve sunulması icracı sanatçının yayma hakkını ihlal etmez.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.80)

“Eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı haklara sahip olanlar da eser sahipleri gibi tecavüzün ref’i, tecavüzün men'i ve tazminat davası haklarından faydalanırlar.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.80)

“Bağlantılı hak sahiplerinin haklarını ihlâl edenler hakkında;

  1. a) Bir icra, fonogram veya yapımın izinsiz çoğaltılmış nüshalarının bu Kanunun 81 inci maddesinin yedinci fıkrasında sayılan yerlerde satışı ile ilgili ihlâllerde üç aydan iki yıla kadar hapis veya beş milyar liradan elli milyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden,
  2. b) Bu madde ile belirlenen diğer hakların ihlâlinde iki yıldan dört yıla kadar hapis veya elli milyar liradan yüzelli milyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden, hükmolunur.” (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Md.80)”

“Bu Yönetmeliğin amacı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile düzenlenen eser sahibinin haklarına komşu hak sahiplerinin sınırlarının korunması ve belirlenmesi, bir hak sahiplerinin birbirleri ve eser sahipleri ile olan ilişkilerinin düzenlenmesidir.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.1)

“Bu Yönetmelik eser sahibinin maddi ve manevi haklarına halel getirmemek şartıyla fikir ve sanat eserlerini özgün biçimde icra eden, yorumlayan, icracı sanatçılarla, bu icrayı ya da sesleri ilk kez tespit eden ses taşıyıcısı yapımcıları ve radyo ve televizyon kuruluşlarının eser sahibinin haklarına komşu haklarının düzenlenmesine ilişkin ilke ve esasları kapsar.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.2)

“Bu Yönetmelik, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 7/6/1995 tarihli ve 4110 sayılı Kanunla eklenen Ek 3 üncü maddesine ve 26/10/1961 tarihinde Roma’da imzalanan İcracı Sanatçılar, Fonogram Yapımcıları ve Yayın Kuruluşlarının Korunmasına Dair Roma Sözleşmesi’ne dayanılarak hazırlanmıştır.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Hukuki Dayanak Md.3)

“Komşu hak: Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma haklarını, İcracı sanatçı: Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyuncuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişileri ifade eder.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.4)

 “İcracı sanatçının icra ettiği eser üzerindeki icradan doğan hakları,  herhangi bir şekilde sanatçının topluma yansıyan kişiliğini zedeleyecek biçimde kullanılamaz.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.6)

 “İcracı Sanatçının İzni

Aşağıdaki durumlarda icracı sanatçının;

  1. a) Daha önce tespit edilmemiş icralarının tespiti,
  2. b) Ticari amaçla çoğaltılmış icralarının kopyalarının kiraya verilebilmesi,
  3. c) İlk tespiti izinsiz yapılan icraların çoğaltılması,
  4. d) Çoğaltma izni verdiği tespitin amaç dışında çoğaltılması,
  5. e) Ticari amaçla kamuya sunulan bir tespitten yapılmayan veya bir radyo ve televizyon yayını icraların, radyo ve televizyon kuruluşları tarafından yayınlanması için yazılı izni gereklidir.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.7)

 “İcracı sanatçılar, koro ve orkestralarda şef ve solistler, tiyatro gruplarında şeflik yapan veya başrol oynayan aktörler işaret, resim ve ses nakline yarayan araçlarda adlarının belirtilmesini isteme hakkına sahiptirler.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.10)

 “İcracı sanatçıların hakları, icranın tespitinin ilk yayınlandığı tarihten başlayarak 70 yıl devam eder. İcra yayınlanmamışsa, bu süre icranın ilk aleniyet kazanmasıyla başlar.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.21)

“Komşu hak sahipleri eser sahipleri gibi tecavüz ref’i , tecavüzün men’i ve tazminat davası haklarından faydalanabilirler.” (Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Md.22)

İcracı sanatçıların, albümleri piyasaya çıkmadan önce, KASET, CD, DVD, VCD vb materyaller için yapımcılara vermiş oldukları MUVAFAKAT BEYANLARI, icracı sanatçıların icralarıyla ilgili UMUMİ MAHAL, TV, RADYO, internet, GSM vb mecralardan doğan ve MÜYORBİR tarafından takip edilen haklarını, İZİN verme veya YASAKLAMA YETKİLERİNİ ORTADAN KALDIRMAZ. Aksi olsaydı, o zaman aynen icracı sanatçılar gibi, yapımcılara muvafakat veren, söz yazarı ve bestecilerin de eserlerinin UMUMİ MAHAL, TV, RADYO, internet, GSM vb mecralardan doğan ve MESAM veya MSG tarafından takip edilen haklarının, İZİN verme veya YASAKLAMA YETKİLERİNİN ORTADAN KALKMIŞ OLMASI gerekirdi. Bu durumda eser sahibi ve icracı sanatçının eser ve icrası ile ilgili tüm hak ve yetkiler, muvafakat ve albümle birlikte yapımcıya geçmiş olurdu ki, bu ne uluslararası ne de ulusal mevzuat ve uygulamalarda böyle değildir. Kaldı ki, icracı sanatçı ve eser sahiplerinin yapımcılara verdikleri hak ve yetkilerin, piyasaya arz edilen kaset, CD vb materyaller ile sınırlı olduğu, eser ve icraların UMUMİ MAHAL, TV, RADYO, internet, GSM vb mecralarda kullanımında doğan hakların eser ve icra sahiplerinde saklı kaldığı ve bu hakların eser sahibi ve yorumcu meslek birliklerinin hak ve yetkileri kapsamı içinde olduğu hususu kuşku götürmez boyutta hukuki ve fiili gerçektir. Bu nedenle yine bazı kendini bilmezlerin “izin verme ve yasaklama hak ve yetkisi sadece eser sahibindedir...” şeklindeki zırvaları cehaletten ibarettir.

Copyright © 2017 Tüm Hakları Müyorbir'e aittir.