Geçmiş Olsun...

Sosyal Ağlarda Paylaş:

Türk Sanat Müziği’nin usta sanatçısı Şükran Ay'a kanser teşhisi konuldu.

Sanatçının pankreasında kanser hücrelerine rastlandığı ve diğer iç organlarına da sıçradığını belirten doktorlar, Şükran Ay’ın durumunun ciddiyetinin giderek arttığını belirtti. Umudunu kaybetmek istemediğini dile getiren gazeteci Savaş Ay, şu sıralar hastaneden gelecek müjdeli haberi bekliyor…

Müyorbir ailesi olarak değerli sanatçı Şükran Ay’a acil şifalar diliyoruz…

 

Usta sanatçının oğlu Savaş Ay üzüntüsünü okuyucularıyla paylaştı:

ŞARKILAR SENİ SÖYLER

Annem hastalandı 'biz' bayram yaptık...

'Biz'; yıllardır bayramlarda bile bir araya gelemeyen aile efradıydık.

... Şairin dediğince: " Biz böyle olmasını istemezdik ama, bitmeyen işler yüzünden, kalbimizi dolduran duygular kalbimizde kaldı"ydı yıllardır.

Bu defa ne ben bir haber peşine, şehrimden ötelere , savruldum ne bacım konserlere, sahnelere, ne kızım derslere ödevlere ne de teyzem, dayım, yeğenlerim o hiiç bitmeyen işlerden hiç birine gitmediler, geldiler anamın dizi dibine.

Doktorlar "kötü" haber verdiler anamdan yana. "Hastanelere bile gelmesin, bırakın evinde, yatağında 'olsun' dediler.

Cümlenin yüklemine sinsice yerleşen sözcüğün 'O' harfini 'U' harfini sevdik sarıldık, nokta kadar uzaktaki "Ö" harfinden, "Ü" harfinden korktuk sarsıldık.

Hastalık sanki gözle izlenir şekilde süratle değiştirdi bedenini anamın. Yüzü sapsarıya, gözbebekleri turuncuya çaldı, 3 günde 12 kilo yitirip boyundan bile çokça ufaldı anam. İçinde, görüp izleyemediğimiz yerlerinde nasıl bir... neyse yaa...

Sonra bizi kah tanır kah boş bakar hale geldi yüzümüze. Ağrıları bedenindeki her milime, ağrılarının 'ah'laması diline kesintisiz vurdu.

Kıymetsiz yaşamımda en kıymetli sevgilim... Anam...

Gözümün, gözümüzün önünde eriyip bitiyor. Göze görünmez bir düşsel rende, her lahza ömrünü de tenini, saç telini, göz ferini de rendeleyip unufak ediyor da umarsızca seyir halinde, el böğürde beklemedeyiz hale bak!..

Ne olurdu mesela bir önceki bayram yine hep birlikte olaydık da, onunla sağlık sıhhat içinde kucaklaşıp konuşaydık.

Yapamadık değil yapmadık.

Yine aynı şairin; Necatigil'in aynı şiirde dediğince; " Biz geniş zamanlar umuyorduk. Çirkindi dar vakitlerde bir sevdayı söylemek. Yılların telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklımıza gelmezdi."

Tuhaf... Yıllardır ilk defa bunca kalabalık bir aile toplaşmasını yine bu ailenin en büyüğü gerçekleştirmişti yine de.

Kavruk ve solgun ve uykusuz geçen son 4-5 gecenin tonajıyla ezilip sızıp kalmışım kanepede dün.

O sızmanın içine bir de rüya sızıvermişken uyandım.

Sonra rüyamı hatırladım.

Kulağına eğilip fısıldamıştım.

"Üzülme anam. Hastaysan, o güzel şarkılarını şimdilik söyleyemiyorsan da üzülme. Nasılsa hep, hep ve her zaman, hepimiz için anacığım; 'şarkılar... şarkılar seni söyler...

Copyright © 2017 Tüm Hakları Müyorbir'e aittir.