Sanatçıların Net Kazançları Artarken Yapımcılarınki Düşüyor

Sosyal Ağlarda Paylaş:

 

Müzik endüstrisi bitti. Daha az albüm satıyor; müzik serbest bırakıldı; herkes müziği çalmaya başladı; abonelik hizmetleri kalkmadı; RIAA (Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği) hayranlara dava açtı; önemli müzik şirketlerinde işten çıkarımlar var, sanatçılar müzik satamaz ve para kazanamaz hale geldi…Bunlar müzik sektöründe son yıllarda yaşanan ve duyulan sorunlardan bazıları.

Esas problem ise, bunların çoğunun doğru olmaması.  Daha da kötüsü, bu bakış açısı müziğin yasallığını ortadan kaldırmakta ve müzisyenleri ve de müzik endüstrisini acıtmaktadır.

Toplam 18 ülkede 700’ün üzerinde radyo ve televizyon yayınını takip eden Nielsen Music Control’ün verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde 2006’dan 2009’a yüzde 50’nin üstünde müzik satın alımı söz konusudur.

Nielsen Music 2006 Yıl Sonu Müzik Sektörü Raporu

Amerika’da 2006 yılında 1 milyarı aşan satışlar gerçekleşti.

  • Genel müzik satışlarında 2005 yılına oranla ’luk büyüme var.
  • Dijital parça satışı 2005 tarihine göre % 65 artmıştır.

Nielsen Music 2007 Yıl Sonu Müzik Sektörü Raporu

Amerika’da 2007 yılında 1.4 milyarı aşan satışlar gerçekleşti.

  • 2006 yılına göre genel müzik alımları % 14’lük büyüme göstermiştir.
  • Müzik alımları dijital alanda %23 oranındadır.

Nielsen Music 2008 Yıl Sonu Müzik Sektörü Raporu

Amerika’da 2008 yılında 1.5 milyarı aşan satışlar gerçekleşti.

  • 2007 yılına oranla genel müzik alımları % 10 büyüme göstermiştir.
  • Müzik alımları dijital alanda %32 oranındadır.

Nielsen Music 2009 Yıl Sonu Müzik Sektörü Raporu

2009’da Amerika’da 2008 yılına oranla %2.1 üzerinde satışlar gerçekleşti.

  • Toplam müzik satın alımları dijital alanda %40’dır.
  • On yıllık süre içinde 10 milyardan fazla müzik satışı olmuştur.

2006-2009 arası geçen dört yılda tek tek şarkı satın alımları 1 milyardan, yeni rekor seviyesine,  1,5 milyar şarkı alımına çıkmıştır. Bu veriler Nielsen’in takip etmediği veya göz ardı ettiği dinleme oranlarından gelen gelirleri içermez.

Müzikle ilgili, çalmalar, lisansları (senkronizasyon lisansları, YouTube ve diğer video sitelerinin download ödemeleri, sahneye çıkmaları sonucu elde edilen gelir, telefon melodileri satışı, fan klüp abonelikleri, yayıncılık telifi ve daha fazlası ) ve albüm satın alımlardan elde edilen gelir ücretli bir indirme gibidir. Eğer bu kullanımları da müzik alımları oranlarına dahil ettiğimiz zaman rakamlar daha da yükselecektir.

Müziğin bu farklı yönlerdeki gelişimi aşağıdaki gerçekleri de doğurmuştur.

  • Çok sayıda müzisyen, müzik hayatlarının bir noktasından sonra kendi müziklerinden para kazanabiliyorlar.
  • Müzik satışlarının fiyatları azalmış olsa da sanatçıların cebine giren para miktarı artmıştır.
  • Müzik tarihinin belirli bir noktasından sonra daha fazla insan müzik dinlemekte, paylaşmakta, satın almakta, çalmakta ve müzikle meşgul olmaktadır.
  • Bir diğer önemli nokta da artık bir sanatçının sesini duyurması ve ünlü olması için çok çeşitli yol vardır.
  • Teknoloji herhangi bir şirket ve kişi aracılığı olmadan sanatçının tanınmasına, keşfedilmesine, hayallerine ulaşmasına olanak sağlamaktadır.
  • Müziğin çoğunluğu şu anda yaratılan ve dağıtılan geleneksel sistemin dışında gerçekleşmektedir.

Nielsen’in yasal olarak kabul edilmiş istatistiklerine kolayca ulaşılabiliyorken, neden müzik satışı ve gelirinin düştüğü izlenimini bırakamıyoruz? Cevap aslında basit; albüm satışları ve müzik satışlarından elde edilen toplam brüt gelir (CD ve indirme) düşmüştür. Müzik alımlarındaki artış dinleyicilerin tek tek şarkı satın almasından kaynaklanır.  Elde edilen gelirdeki eksilme, satın alımı az olan albümlerden dolayı olduğu gibi, 16.98 dolarlık bir albümün maliyetinin 0.99 dolar olan bir şarkının maliyetinden daha fazla olmasından da kaynaklanmaktadır.

  • Bir sanatçının hayranları onun görüntülerinden çok şarkılarını satın almaktadır.
  • Müzik satın alımlarda maliyet düşükken, sanatçının kendi kendine pazarlama yaptığında elde edilen net geliri artmaktadır. (bir albümden bir yapımcı vasıtasıyla kazanılan paraya kıyasla)
  • Yapımcılar tüm finansal modelleri fiziksel albüm satışının etrafına inşa etmişti. Bundan dolayı müzik şirketleri doğdu ve çoğu müzisyenler onlarla anlaşma imzalamış durumdadır.

Müzik endüstrisinin mali besin zincirini aşağıdaki örnekle daha iyi anlayabiliriz;

Bir distribütör bir CD’yi bir dükkana toptan fiyattan satar (diyelim ki 10 dolar).  Bu dükkan CD’ye 16.98 dolar etiket koyar; yani 6.98 dolar kazanır. Distribütör toptan fiyat üzerinden yüzde 20 ‘dağıtım bedeli’ alır (bu durumla 2 dolar) ve geri kalan 8 doları şirkete geçer.

Büyük bir müzik şirketi ile imzalanan anlaşma karşılığında sanatçı, her bir CD satışından 1.40 ila 1.70 dolar aralığında telif hakkı bekler. Bu ücret sanatçıya kesintisiz verilir.

Bu sistemi dijital satışların gerçekleştirildiği sitelere, mesela ABD ve birçok ülkede en fazla satış yapan iTunes’a göre kıyaslarsak: Bir şarkıcı 9.99 dolara sattığı her albüm için 7 dolar, her 0.99 dolara sattığı şarkı için ise 0.70 dolar kazanır. Sanatçı toplam 1.98 dolara iTunes’den sadece iki şarkı satarak, tüm şarkılarını içeren 16.98’lik CD’si satılmışçasına neredeyse aynı miktarda gelir elde eder. Bir sanatçı bu şekilde albümünü 9.99 dolardan sattığı zaman yüzde 500 daha fazla kazanır.

Sonuç olarak müzik piyasasında fiyatlar tüketici için düşmüş olabilir ancak kendi dağıtımını yapan sanatçı daha çok para kazanır.

Copyright © 2017 Tüm Hakları Müyorbir'e aittir.